trans-sibirya ekspresi

Tren yolculuklarını oldum olası sevmişimdir, araba ya da otobüsteki konforsuzluk yoktur trende… Uçak yolculuğundaki gideceğin yer değil, gittiğin yol amaçtır mesela. Kendini dinlemen için bir fırsattır tren ile yapılan yolculuklar.

Tren yolculukları ve alınacak uzun mesafeler bir araya gelince Trans-Sibirya ekspresi, bir çok insanın olduğu gibi benim de uzun bir süre rüyalarımı süsledi.

Detaya girmeden önce kısa bir tanım vermek gerekirse, Trans-Sibirya ekspresi, dünyadaki en özel bir kaç hattan biridir ve dünyanın en uzun tren hattı olarak biliniyor. Moskova ile Vladivostok arasında yer almakta ve boylu boyunca uçsuz Sibirya coğrafyasını geçerken, 9300 km’lik bir mesafeyi ve 7 zaman bölgesini kapsamakta.

Soğuk coğrafyadan geçen bu uzun ve destansı rota, masallardaki sirenler nasıl denizcileri üzerlerine çekiyorsa, beni artık tamamen kilitlemişti. Çalıştığım işte proje sonuna geliyordum ve bu tur için planlamalarıma erkenden başlamış ve listeden bir madde daha eksiltecektim. Benzer bir yolculuk hedefi olanlara en büyük tavsiyem, planlama her adım için olmalı ancak yeri geldiği zaman esnetilebilir seçenekler de sunabilmeli. Bütün bu planlama işinin en başını da gidilecek coğrafya ve uğranılacak şehirler ile ilgili kitaplara, yazılara bakmak çekiyor. Benim bu konudaki daimi rehberim, Trailblazer’in Trans-Sibirya el kitabıydı. Şehirler için ayrıca Lonely Planet’in el kitaplarından faydalanmıştım. Trailblazer’in kitabında ufak şehirler için yönlendirmeler yerindeydi ancak, Moskova için ek kitap şart…

Ön araştırmalar ile kabaca nerelerde, kaç gün duracağımı planladıktan sonra iş bilet ayarlama kısmına gelmişti artık. Bu noktada, hat üzerinde çalışan trenlerden bahsetmem şart. Aslında bizim turistik gözle baktığımız bu hat, standart bir Rus için günlük ulaşım aracı. Bu hat üzerinde çalışan trenlerde ise yatılı tipte yolculuklar için 3 farklı sınıf bulunmakta. Hepsinin üzerinde ayrıca ultra lüks bir sınıf var ama o konuya hiç girmiyorum.

1. sınıf arabalarda, her oda 2 kişilik. Bunun en büyük avantajı tabiki aynı arabada daha az insana hizmet verilmesi. Tuvalet ve duş imkanları bu arabalarda daha rahat. Çift olarak ve rahatsız edilmeden seyahat etmek isteyenler için ideal.

2. sınıf arabalarda, her oda 4 kişilik ve akşam yatma düzenine geçileceği zaman oturulan kısmın üstünde bulunan iki adet ranza açılıyor. 1. sınıf kadar olmasa da gayet rahat imkanları var.

3. sınıf namı diğer platzkart ise, yatılı seçenekler arasında en ucuz bilet olanaklarına sahip. bir arabada 30-35 kişi ile ortak bir alanda uyuyor ve seyahat ediliyor. Yolda tanıştığım bazı geziginler bu biletin lokal halk ile sosyalleşmek adına en güzeli olduğunu söylüyorlardı.

Biletleri satın alma kısmında ise, bir kaç farklı seçeneğimiz var;

– ilk tren garından topluca tüm bilet alımı yapılır
– ilk tren garından diğer gidilecek şehre tek bilet alınır, daha sonra o şehre varıldığında, bir sonraki etap için uygun olan ilk zamana yine bilet alınır ve bu final destinasyona kadar devam eder.
– internet üzerinden bilet alım işlerine yardımcı olan firmalardan destek alınabilir.

Ben bir kaç yerden araştırma ile RealRussia diye bir firma buldum ve sitelerinden duracağım tüm şehirler için tek seferde tüm biletleri aldım. Benim yöntemim biraz daha planlı ama oldukça sıkı bir takvime sahipti. Mesela biletlerimin tarih ve saatlerinin önceden ayarlanmış olması sebebi ile, gezi planlamamda daha sonra değişiklik yapamadım.

Bilet işini hallettikten sonra tren dışında kalan geceler için, gezeceğim şehirlerde hostellerden rezervasyonlar yaptım. Yine birkaç farklı çeşit vardı, içlerinden hostelworld ile devam etmiştim o zaman.

O zamanlar, Rusya ve Türkiye arasında vizesiz 30 güne kadar turistik geziler yapılabiliyordu, şansa vize ile uğraşmadım. İstanbul – Moskova uçak biletimi de ayarladım ve muhteşem bir gezi için artık her şey hazırdı.

Yolculuk ve durduğum şehirlerde gezmek için harcadığım zaman ile 1 ay gibi bir sürede Moskova’dan Vladivostok’a varmış oldum. Normalde, durmadan tren ile 14 gün gibi bir zamanda hattın bir ucundan diğer tarafına geçmem mümkün.

Yolculuk sırasında durduğum şehirleri ayrı bir başlıklar altında ayrıca yazacağım.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top